Siverekli İbrahim Re’fet Kimdir?

Doğum 1875 Siverek / Şanlıurfa Vefat 04 Şubat, 1938 Siverek / Şanlıurfa Eğitim Siverek ’ Fevziye Medresesi Divan Şairi (D.

Biyografi 27.07.2020, 17:53
Siverekli İbrahim Re’fet Kimdir?
Doğum
1875
Siverek / Şanlıurfa
Vefat
04 Şubat, 1938
Siverek / Şanlıurfa
Eğitim
Siverek ’ Fevziye Medresesi

Divan Şairi (D. 1875, Siverek - Ö. 4 Şubat 1938, Siverek ).

Siverek ’in yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden biri olan şair İbrahim Re ’fet Efendi, Siverek ’te Kadirzâdeler olarak tanıdık aileye mensuptur. Ana adı İbrahim Hakkı olan şair 1875 yılında Siverek ’te doğar. Millet aralarında daha çok İbrahim Re ’fet ya da şair Re ’fet olarak tanınır. Re ’fet, okul çağına geldiğinde babası tarafından Siverek ’teki Fevziye Medresesine kaydedilir. İbrahim Hakkı, adı geçen medresede, Siverek Müftüsü Zülfikar Zühtü Efendi ile kendi akrabası Kadirzâde Hacı Yusuf Samî Efendi ’den Arapça ve Farsçanın yanına dinî ve müsbet ilimleri öğrenir. Öğrencilik yıllarından itibaren şiir yazmaya başlayan İbrahim, Re ’fet mahlasını kullanır.

İbrahim Re ’fet ’in babasının adı Abdurrahman Behçet ’tir. İbrahim Re ’fet, daha on iki on üç yaşlarında iken babasını kaybeder. Re ’fet, medrese eğitimini bitirdikten daha sonra değişik kurumlarda memuriyet hayatına atılır. Re ’fet, kardeşinin ölümü üzerine ilimle uğraşmayı bırakmış ve evi geçindirmek için Siverek nüfus memurluğu görevine başlamıştır. Bu ilk görevden sonradan 1906 ’da tahrirat kâtipliğine, 1908 ’de tahrirat belge memurluğuna, 1909 ’da Siverek Adliyesi aza mülazimliğine, 1911 ’de noterlik ilavesiyle adliye başkâtipliğine atanır. Şair 1916 yılında ticarete başlar ve 1924 yılında Urfa İl Meclisi azası ve buradan da encümen azası seçilir. Bu Nedenle Re ’fet, şairlik, memurluk ve ticaret hayatı yanına siyasetle de uğraşır. Hem İbrahim Re ’fet, ağabeyi Eyyub, babası ve dedesi gibi Siverek Çeribaşı Camiinin mütevelli heyetinde de bulunur.

İbrahim Re ’fet evlenmiş, Mehmet, Abdurrahman, Mihriye ve Fehmiye adlarında dört çocuğu olmuştur. İbrahim Re ’fet, Adıyaman ’ın Besni kazasında kaldığı zaman hariç 1926 yılına dek hayatını Siverek ’te geçirir. Ama şair, 1926 yılında bölgenin nüfûz sahibi aileleriyle birlikte Konya ’ya sürgün edilir.

Bu sürgünden fazla fazla müteessir olan Re ’fet ’in Konya ’daki hayatı fazla uzun sürmez. Şairin Divânı ’ndaki birçok manzume Konya ’da kaleme alınır. Re ’fet, Konya ’da bulunduğu sırada, dikilen Atatürk heykeline atfen bir methiye yazar. Yazılan bu manzume, şairin bitmiş Siverek ’e dönmesini kolaylaştırmış olmalı oysa bir buçuk sene (18 ay) aradan sonradan Re ’fet bitmiş Siverek ’e döner. Hatta yazılan bu manzumenin Mustafa Kemal kadar fazla beğenildiği, bu manzumeden ötürü Re ’fet ’in sürgün cezasının sona erdirildiği ve Konya ’da memuriyete başlatıldığı ifade edilir.

Sürgünden Siverek ’e dönen şairin yeniden ne işle meşgul olduğunu kesinkes bilemiyoruz. İbrahim Re ’fet, 4 Şubat 1938 tarihinde Siverek ’te vefat eder. Mezarının Belediye kadar yaptırılan bir binanın aşağı kaldığı söylenir.

İbrahim Re ’fet ’in fizikî yapısının uzun boylu, gözlüklü, sakallı ve buruşuk, ruhî yapısının da halim, mütevazı ve sade bir kişiliğe sahip olduğu söylenti edilir.

 

Eserleri,

 

İbrahim Re ’fet ’in Mevlid ve Divânı elde etmek üzere iki eseri vardır. Her iki eser de Prof. Dr. Ekrem BEKTAŞ kadar  yayımlanmıştır. [Bektaş, 2007, 17/77-103, Bektaş 2012, ]

 

1.     Mevlid,

 

İbrahim Re ’fet ’in yaşadığı çevrede bilhassa Diyarbakır ve Urfa ’da mevlid yazan şairlerin sayısı da dikkat çekicidir. Hatta Siverek ’te Re ’fet ’in çağdaşı, akrabası ve bununla birlikte medrese hocası Hacı Yusuf Samî Efendi de bir mevlid [Atik 2012, ] yazmıştır. Re ’fet ’in hangi tarihte Mevlidini yazdığını kesinkes bilmiyoruz. Fakat hocası Yusuf Samî ’den sonra kaleme aldığı kuvvetle muhtemeldir. Özellikle Yusuf Samî ’nin Mevlid ’inin ilk bölümü ile Re ’fet ’in eserinin planı arasında çok önemli benzerlikler vardır.

Re ’fet Mevlid ’i, klâsik mevlidlerin çoğunda olduğu gibi besmele, hamdele ve salvele ile başlar. daha sonra tevhid, sebeb-i te ’lif, Hz. Muhammed ’in nurunun yaratılışı, Hz. Muhammed ’in dedesi Abdulmuttalib ’in Allah ’tan on oğul istemesi, Hz. Abdullah ’ın Âmine ile evlenmesi, gebe kalması, Hz. Muhammed ’in doğumu, Hz. Muhammed ’in doğduktan sonra ümmeti için yaptığı dualar ve gösterdiği mucizeler ve dua bölümüyle Mevlid son bulur. “Mefâ ’îlün mefâ ’îlün fa ’ûlün” vezni ile yazılan Mevlid, toplam 221 beyittir. [Bektaş 2007, 77-103]

 

2.     Divân,

 

İbrahim Re ’fet Divânı, biri şairin torunu Avukat M. Arif Altunkalem, diğeri de şairin hemşehrisi ve eski Türk edebiyatı hocalarından merhum Prof. Dr. Abdulkadir Karahan ’ın şahsî kütüphanesinde almak üzere iki yazma defterde bulunan manzumelerin karşılaştırılmasıyla oluşturularak Prof. Dr. Ekrem BEKTAŞ kadar yayımlanmıştır.

 

Prof. Dr. Ekrem BEKTAŞ ’ın yayımladığı Divân ’da, yedi mesnevi, dördü Farsça almak üzere surat yetmiş üç gazel, iki terci ’-bend, sekiz murabba, dört şarkı, beş muhammes, on bir tahmis, altı tarih manzumesi, biri Farsça elde etmek üzere 6 kıt ’a, biri Farsça ve Türkçe tercümesi olmak üzere dört rubâ ’î, bir lügaz, on bir matla ve on diğer taraftan müfred olmak üzere yirmi iki beyit bulunmaktadır. Bu Nedenle Divân ’daki manzume sayısı 249 ’dir. Re ’fet Divânı ’nda hiç kaside bulunmaması ilginçtir.

KAYNAK, Prof. Dr. Ekrem BEKTAŞ / Siverekli İbrahim Re ’fet Divânı (2012).

ŞİİR ÖRNEKLERİ

ŞİİR ÖRNEKLERİNDEN AHLÂK PROGRAMI,

 

[Fe ’ilâtün mefâ ’ilün fe ’ilün]

 

Edip ahvâl-i âlemi der-pîş

Olma mağlûb-ı hiss-i ahsiye

İttifâk istiyor bu gün ulus

Eyle her-kesle hiss-i âmîziş

 

Gayrın ikbâline hased etme

Rızka kâni‘ u hâle şâkir ol

Şu meziyyet ile sa‘âdet bul

O tarîk-i dalâlete gitme

 

Yer yarılmaz başın dağa ermez

Bu  [ne] nahvet-nisâr [u] fahr u gurûr

Mâye-i hulkın düşün ne o gör

Âtıfet rûh-ı kâmile girmez

 

Süflilere enîs olma[1]

Korkudan eylesen tekâpûda

Gerçi âdetdi vaktiyle bu da

Ser-fürû etme kâse-lis olma

 

Halkı incitme yakma bir cânı

Dilini sû ’-i fikre tercîh et

Ayak altında çene takbîh et

Böyledir işte hiss-i insânî

 

Mâ ’vilayet-i zulm u i‘tisâf olma

Etme ebnâ-yı insini mağdûr

Âh-ı mazlûm eder seni makhûr

Halka enmûzec-i hurâf olma

 

Gıybet etme sakın mezemmetden

Her-muhakkak aybını yüze urma

Arada koğuculuk edip durma[2]

Ayb-cû olma geç bu hasletden

 

Kesr eder kadr-ı zâtı fart-ı mizâh

Olsa da meclise ferah-bahşâ

Degil o miknet-i vakâra sezâ

N ’ola tab ’-ı beşer görürse sıyâh

 

Olma mağlûb-ı iştihâ-yı zenân

Mâl u câna yapar hisâr-ı ‘azîm

İhtiyâcın kadar olursa ne bîm

İ‘tidâlle yaşar tüm insân

 

Gazabın yut çekil tehevvürden

Bunların âhiri nedâmetdir

Hâtıra gelmeyen felâketdir

Hilm bir şu‘bedir tenevvürden

 

Bira vermez vücûda yine de hasar

Rakı konyak şarâba inhimâk

Birçok eyledi tüberküloz ile helâk

Hâsılı müskirâtdan eyle hazer

 

İlm ü irfânı durma tahsîl et

Cehldir bir girîve-i zillet

Rûh-ı insâna en büyük hastalık

Kendini ma‘rifetle tebcîl et

 

Ey riyâkâr hîlekâr uğru

Perde aşağıda çalma efkârı

Modası geçdi boşla bu ârı

Özün olsun sözün gibi doğru

 

Baba anana ol ri‘âyet-kâr

Her Zaman mu‘âllimlerin itâ‘beygir et

Bunların havza-i rızâsına git

Olasın her dü-âleme serdâr

 

Re ’fetâ nefsine itâb eyle

Hüsn-i ahlâka sen de mâ ’il ol

Yazdığın pûr-ı ğarâma dâhil ol

Sû ’-i ahlâkdan ictinâb eyle                      [Bektaş 2012, 259-261]

 

[Mefûlü mefâîlü mefâîlü faûlün]

 

İncitme yeter bu dil-i bîmârımı hekim

Bir an uyut dîde-i hûşyârımı hekim

 

Al nabzımı bil ‘illeti eyle tedâvî

Alma nazar-ı dikkate inkârımı doktor

 

Aşk hastasıyım ben bilirim hâlimi hoş gör

Fâş eyleme âlemlere esrârımı doktor

 

Ben tek o da bir yaralıdır tîğ-i sitemle

Sen yaramı sarma çağır o yârimi hekim

 

  Zîrâ yarasızlar ne bilir oysa bere sızlar

Beyhûde çıkarma felege zârımı hekim

 

Yokdur bilirim ğayrı hayâtımdan ümîdim

Âh görse idim bir deha dil-dârımı doktor

 

Re ’fet ’de aceb var mıdır imkân-ı tedâvî

Teşrîh ü beyân eyle şu efkârımı hekim    [Bektaş 2012, 130]

 

 

Fâ ’ilâtün Fâ ’ilâtün Fâ ’ilâtün Fâ ’ilün

 

Gerçi âdâb-ı tarîkatde alâdır tesbîh

Sâhte zâhidlere bir cerr-i ğınâdır tesbîh

 

Sen edâ eyle de erkân-ı furûzâtı yeter

Çünkü bâzâr-ı ‘ibâdetde zibâdır tesbîh

 

Zülf-i yâra dokunur her nerede sözünle

Üfürükçü Baba ’ya bâd-ı hevâdır tesbîh

 

Dudağı fıs fıs eder elde çevirdikçe hatıra

Mahrem-i bezm-i gurûh-ı sukalâdır tesbîh

 

   Hüsn-i niyyet ne ararsın o mürâ ’i sûfîde

Ana uhrâda da püsküllü belâdır tesbîh

 

Sana ağlâl u selâsil ola ola ki yarın

Gögse zencîr ile ta‘lîka sezâdır tesbîh

 

Kırmızı ele silsile-i feyz-i Hudâ ’yı Re ’fet

Çünkü sûfîlere âlât-ı riyâdır tesbîh         Bektaş 2012, 102

 

Mevlid ’den,

Mefâ ’îlün Mefâ ’îlün Fa ’ûlün

 

E ’ûzu bi ’llâhi mine ’ş-şeytâni ’r-racîm

Bi ’smi ’llâhi ’r-rahmani ’r-rahîm

 

  Senâ vü hamd-i bî-pâyân Hudâ ’ya

Sezâdır bâb-ı lutf-ı ilticâya

 

  Salât u keza selâm ol Mustafâ ’ya

  Şefâ ’beygir ma ’deni nûru ’l-hüdâya

 

  Dahi âliyle ashâb-ı güzîne

  Oku bir fâtiha sen ehl-i dîne

 

Hudâ ahali itdi işbu kâ ’inâtı

Ola müstedlil-i vahdet sıfâtı

 

Temâşâ it şu kevn ü kün fe-kânı

  Nedir anla o ferd-i lâ-mekânı

 

Delîldir birligine tümce zerrât

Bütün eşcâr u ezhâr u nebâtât

 

Tüm eşyâdaki hükm-i tabî ’at

Olupdur zâtına mir˒ât-i vahdet

 

Uluvv-i şânına yetmez mi âyât

Nizâm-ı arż u âheng-i semâvât

 

İder her müşkili âsân ol Allâh

Ne kudretdir bu kudret mâ-şa ’allâh

 

Olup cümle mezâyâ mazhar-ı Hak

  Tecellî-dâd-ı mutlakdır belirli

 

Zemîn hakdır zamân hakdır cihân hak

  Anınçün söyledi Mansûr ene ’l-Adalet

 

Ne lâzım zât-ı vasfında makâle

  Ta ’alluk eylemez kudret muhâle

 

  Ne hikmetdir bu hikmet yâ İlâhî

Seni fehm itmedi kimse kemâ hî

 

Biraz da ol Habîb-i Kibriyâyı

Sana tavsîf idem ben Mustafâ ’yı

 

Muhammed matla ’-i bedr-i münîrdir

Şu ’â ’ı feyż-i Adalet ’dan müstenîrdir

 

Olunca şâh-ı iklîm-i nübüvvet

Giyindi tâc-ı zerrîn-i risâlet

 

Muhammed sâdıku ’l-va ’dü ’l-emîndir

  Muhammed rahmeten li ’l-âlemîndir

 

Muhammed ‘ârıc-ı arş-ı berîndir

Muhammed reh-ber-i Rûhu ’l-emîndir

 

Harîm-i sırr-ı vahdetde mü ’ebbed

Muhammed ’dir Muhammed ’dir Muhammed

 

Ne dirsin şânına lâyık u ahrâ

Nasârâlar gibi tek itme da ’vâ

 

Eger tâlib isen Hakk ’a vusûle

Salât it ravza-i pâk-i Resûle

 

  Bana emr eyledi ilhâm-ı rûhum

  Uyandı aşkile hiss-i sünûhum

 

  Yazam peyam-ber-i zî-şâna Mevlûd

  Ola bahtım bu yüzden olur ya mes ’ûd

 

Yüzüm siyah bizâ ’um yok bizâ ’um

  Şu vâdîde kelâma istitâ ’um

 

Silinmez kalb-i ‘âşıkdan bu aşkı

Ama ’nûn u ve ’l-kalem yazdı o meşki

 

Günâhından rücû ’ itmezse âdem

Kalur husrân içinde her dü ‘cihan

 

Bizi maġfûr ider kesinlikle Allâh

  Diyelim sıdkile estaġfiru ’llâh           Bektaş 2007,  85-87

 

 

KAYNAK, Prof. Dr. Ekrem BEKTAŞ / Siverekli İbrahim Re ’fet Divânı (2012).

 



1 Mısraın vezni beceriksiz.

2 Mısraın vezni aksak.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
29°
açık
Namaz Vakti 10 Ağustos 2020
İmsak 04:23
Güneş 06:02
Öğle 13:14
İkindi 17:06
Akşam 20:17
Yatsı 21:50
Puan Durumu
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Hatayspor 34 66
2. Erzurumspor 34 62
3. Adana Demirspor 34 61
4. Akhisar Bld.Spor 34 57
5. Fatih Karagümrük 34 56
6. Bursaspor 34 56
7. Altay 34 54
8. Ankara Keçiörengücü 34 50
9. Menemen Belediyespor 34 44
10. Giresunspor 34 44
11. Ümraniye 34 44
12. İstanbulspor 34 40
13. Balıkesirspor 34 38
14. Altınordu 34 37
15. Boluspor 34 33
16. Osmanlıspor 34 30
17. Adanaspor 34 21
18. Eskişehirspor 34 12
Takımlar O P
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 87
2. Barcelona 38 82
3. Atletico Madrid 38 70
4. Sevilla 38 70
5. Villarreal 38 60
6. Real Sociedad 38 56
7. Granada 38 56
8. Getafe 38 54
9. Valencia 38 53
10. Osasuna 38 52
11. Athletic Bilbao 38 51
12. Levante 38 49
13. Real Valladolid 38 42
14. Eibar 38 42
15. Real Betis 38 41
16. Deportivo Alaves 38 39
17. Celta de Vigo 38 37
18. Leganés 38 36
19. Mallorca 38 33
20. Espanyol 38 25