Fetih Suresi (Arapça: سورة الفتح, Srat'ul Feth), İslam'ın kutsal kitabı olan Kur'an'ın kırk sekizinci sûresidir.

Maide Sûresi'nden önce, Cum'a Sûresi'den sonra nazil olan Fetih Suresi, müslümanların yakında kazanacağı fethi, başarıyı ve zaferi işlemektedir. Ana konu olarak din, devlet ve millet uğruna savaşa katılmanın farz olduğu, İslamın son hak din olduğu ve diğer dinlere üstün geleceği aktarılmıştır.[1]

İçeriği

Fetih Sûresi İslam Peygamberi Muhammed'e Hudeybiye Antlaşması sonrasında beraberindekiler ile Medine'ye dönerken indiğine inanılmaktadır. 29 ayetten oluşan sûre adını ilk ayette geçen "feth" kökünden almıştır. Bu kelime zafer, ele geçirme, açmak ve yardım etmek gibi farklı anlamlarda kullanılmaktadır. Sûrenin Mekke'nin Fethi ile alakalı olduğu düşünülmekte ve öncül bir haber olduğuna inanılmaktadır.[2]

Muhammed, Medine'de kurduğu devletin hem siyasi, hem askeri hem de peygamber olmasından ötürü dini lideriydi. Fetih Sûresi onun Medine'deki hakimiyetinin ikinci devresinde (628) nazil oldu. Daha önce İslam ordusu Bedir, Uhud ve Hendek Muharebesi'nde bulunmuştu ve Mekke'deki fiili durum tersine çevrilmek isteniyordu. İşte böyle bir ortamda indiğine inanılan sûre açık bir şekilde Mekke'nin Fethi'ne yorumlandı. Sûredeki ilk ayette de bu duruma imkân tanıdı. Bazı kaynaklar sûrenin sadece Mekke için değil yapılacak tüm (Hayber gibi) fetihlere esin kaynağı olduğuna yorumladı. Sûrede Müslümanlara güven verildiği, iman düşüncesinin kuvvetlendirildiği, inanlar için cennet ödülü ve tevhid inancı işlenmektedir. Bunu inanmayanları bekleyen şeyler, bedevi Arapların davranışları ve Hudeybiye'de biat edenlerden Allahın duyduğu hoşnutluk gibi konular izler. Sûrenin son bölümü ise Muhammed'in hak peygamber olduğu vurgusu ve onun Mescid-i Haram'a girdiğini işleyen rüyasının gerçekleşeceği belirtilir. Son iki ayette ise Kur'an'ın evrenselliği vurgusu vardır.[2]

Sûrede İslam'ın barış ve anlaşma olgusunu desteklediği bildirilmektedir. Muhammed'in üç vasfından bahsedilerek peygamberliği tasdik edilir.[1] Bazı kaynaklara göre Muhammed “Bu gece bana öyle bir sûre indirildi ki benim için o dünyadan ve dünyadaki her şeyden daha kıymetlidir” diyerek sûrenin ilk ayetini okuduğunu aktarmaktadır.[2]

İlişkilendirmeler

İslam dininde Allah ve din adına hareket edilerek İslamı yayma eksenli bir anlayış vardır. Savaşların kültürel ve dini etkileşimi bunun ana nedenidir. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun yükselişinde bu anlayışın etili olduğu savunulur. Bu konuda Avusturyalı tarihçi Paul Wittek Osmanlı'nın yükselişini gazi tezi ile yorumlar.[3] Feth Sûresi de bu bağlamda değerlendirilmektedir ve savaşlardaki dinsel yöne etki ettiğine inanılır. Çanakkale Savaşı ve Türk Kurtuluş Savaşı'nda evlerde ve camilerde bu sûrenin okunduğu aktarılır. Sûre aynı zamanda çeşitli araştırmaların da konusu olmuştur.[2]

Kaynakça

  1. ^ a b c M.K., Atik (1988). Kur'an-ı Kerim Ansiklopedisi (Cilt 1). İstanbul: Tercüman. s. 103-104. 
  2. ^ a b c d Işık, Emin. "Feth Sûresi" (PDF). TDVİA. 23 Ocak 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Ocak 2018. 
  3. ^ Heywood, Colin (2010). "Wittek ve Avusturya Geleneği" [çev. Ahmet Turan Yüksel]. İstem, 15. s. 271-290. 
Önce nüzûl eden sure:
Cum'a Suresi
Wikisource-logo.svg Fetih Suresi'nin tam metni Sonra nüzûl eden sure:
Maide Suresi
Mushaf sırasına göre sureler