Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir?

Antik Yunan Nedir?

Antik Yunan Nedir?, Antik Yunan Nerededir?, Antik Yunan Hakkında Bilgi?, Antik Yunan Analizi? Antik Yunan ilgili Antik Yunan ile ilgili bilgileri sitemizde bulabilirsiniz.  Antik Yunan ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve iletişime geçmek için sayfamıza tıklayabilirsiniz. Antik Yunan Ne Anlama Gelir Antik Yunan Anlamı Antik Yunan Nedir Antik Yunan Ne Anlam Taşır Antik Yunan Neye İşarettir Antik Yunan Tabiri Antik Yunan Yorumu 

Antik Yunan Kelimesi

Lütfen Antik Yunan Kelimesi İle ilgili Daha Fazla Bilgi Almak İçin Kategoriler Sayfamıza Bakınız. Antik Yunan İlgili Sözlük Kelimeler Listesi Antik Yunan Kelimesinin Anlamı? Antik Yunan Ne Demek? ,Antik Yunan Ne Demektir? Antik Yunan Ne Demektir? Antik Yunan Analizi? , Antik Yunan Anlamı Nedir?,Antik Yunan Ne Demektir? , Antik Yunan Açıklaması Nedir? ,Antik Yunan Cevabı Nedir?,Antik Yunan Kelimesinin Anlamı?,Antik Yunan Kelimesinin Anlamı Nedir? ,Antik Yunan Kelimesinin Anlamı Ne demek?,Antik Yunan Kelimesinin Anlamı Ne demektir?

Antik Yunan Bu Kelimeyi Kediniz Aradınız Ve Bulamadınız

Antik Yunan Kelimesinin Anlamı Nedir? Antik Yunan Kelimesinin Anlamı Ne demek? , Antik Yunan Kelimesinin Anlamı Ne demektir?

Demek Ne Demek, Nedir? Tdk'ye Göre Anlamı

Demek kelimesi, dilimizde oldukça kullanılan kelimelerden birisidir. TDK'ye göre, demek kelimesi anlamı şu şekildedir:

Söylemek, söz söylemek -  Ad vermek -  Bir dilde karşılığı olmak -  Herhangi bir ses çıkarmak -  Herhangi bir kanıya, yargıya varmak -  Düşünmek - Oranlamak  - Ummak, - Erişmek -  Bir işe kalkışmak, yeltenmek -  Saymak, kabul etmek -  bir şey anlamına gelmek -  öyle mi,  - yani, anlaşılan -  inanılmayan, beklenmeyen durumlarda kullanılan pekiştirme veya şaşma sözü

Antik Yunan Bu Kelimeyi Kediniz Aradınız Ve Bulamadığınız İçin Boş Safyadır

Demek Kelimesi Cümle İçerisinde Kullanımı

Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar. -  Muşmulaya döngel de derler.

Kamer `ay` demektir. -  Küt dedi, düştü. -  Bu işe herkes ne der? -  Güzellik desen onda, zenginlik desen onda. -  Bundan sonra gelir mi dersin? -  Saat yedi dedi mi uyanırım. - Kımıldanayım deme, kurşunu yersin. Ağzını açayım deme, çok fena olursun. - Yarım milyon dediğin nedir? - Okuryazar olmak adam olmak demek değildir. -  Vay! Beni kovuyorsun demek, pekâlâ! Antik Yunan - Demek gideceksin.

Demek Kelimesi Kullanılan Atasözü Ve Deyimler

- dediği çıkmak - dediğinden (dışarı) çıkmak - dediğine gelmek

 - dedi mi - deme! - demediğini bırakmamak (veya koymamak) - deme gitsin  - demek istemek , - demek ki (veya demek oluyor ki) , - demek olmak , - dememek - der oğlu der - deyip de geçmemek - diyecek yok - dediği çıkmak , {buraya- - dediğinden (dışarı) çıkmak - dediğine gelmek i, - dedi mi , {buraya- - deme! - demediğini bırakmamak (veya koymamak) - deme gitsin , - demek istemek - demek ki (veya demek oluyor ki) - demek olmak - dememek - der oğlu der - deyip de geçmemek - diyecek yok

Antik Yunan

Antik Yunan Nedir? Antik Yunan Ne demek? , Antik Yunan Kelimesi İle ilgili Daha Fazla Bilgi , Almak İçin Kategoriler Sayfamıza Bakınız. İlgili Sözlük Kelimeler Listesi

Antik Yunan Kelimesinin Anlamı? Antik Yunan Ne Demek? Antik Yunan Ne Demektir? ,Antik Yunan Analizi? Antik Yunan Anlamı Nedir? Antik Yunan Ne Demektir?, Antik Yunan Açıklaması Nedir? , Antik Yunan Cevabı Nedir? , Antik Yunan Kelimesinin Anlamı?






Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir?

Antik Yunanistan

Vikipedi, özgür ansiklopedi
(Antik Yunan sayfasından yönlendirildi)
MÖ 550'lerde Eski Yunanistan
Bazı önemli Yunan kentleri

Antik Yunanistan, bugünkü Yunanistan toprakları ile Küçük Asya'da (Anadolu) yaşayan toplumların kurduğu devlet ve uygarlıkların, MÖ 756 (Arkaik dönem) ile MÖ 146 (Roma işgâli) tarihleri arasında hüküm sürdükleri bölgenin adı.[1]

Balkanlar'a göç eden Yunan kabilelerin kurmuş olduğu Yunan şehir devletleri demokrasinin ilk temellerinin atıldığı yerlerdir.[2] Eshilos, Aristofanes, Euripides, Sofokles, Aristo, Eflatun, Sokrates, Herodot ve Ksenofon gibi büyük filozofların yetiştiği Atina, Sparta, Tebai ve Nakşa gibi büyük şehirler gerek birbirleriyle gerek o dönemin en önemli güçlerinden biri olan Persler ile üstünlük mücadelelerine girmişlerdir.[3]

Antik Yunan uygarlığının zirveye çıktığı, en çok geliştiği dönemler İskender yönetiminde olmuştur. Yunan kültürü içinde bir eğitim almış olan İskender, babası II. Filip'in ölmeden önce hazırlamış olduğu ortamı kaybetmemiş, Antik Yunan kültürünü batıda Makedonya'dan doğuda Hindistan'a, kuzeyde Fergana'dan güneyde Mısır çöllerine kadar yaymıştır.[4]

Çok tanrılı din inancının hâkim olduğu, toplumun sınıflara ayrıldığı, tiyatro ve mimarinin o dönemdeki en büyük eserlerinin verildiği Antik Yunan medeniyetinin gelişimi Augustus Caesar'ın MÖ 27 yılında YunanistanAchaea eyaleti olarak Roma İmparatorluğu'na bağlaması ile durmuştur.[5] Fakat yine de Antik Yunan kültürü batı medeniyetlerinin temeli olarak kabul edilir. Yunan kültür ve uygarlığının, Avrupa'nın birçok yerinde hüküm sürüp kendinden izler bırakmış Roma İmparatorluğu üzerinde çok büyük etkisi vardır. 14. ve 16. yüzyıllar arasında Avrupa'yı etkisi altına alan Rönesans hareketinin ve Neo-Klasik canlanmanın üzerinde Antik Yunan medeniyetinin büyük izleri görülür.[6]

Kronoloji[değiştir | kaynağı değiştir]

Yunan Medeniyetinin başlangıcı ve bitişi hakkında kesin ya da dünyaca kabul görmüş herhangi bir görüş yoktur. Genel olarak Roma İmparatorluğu'ndan önceki dönemler Antik Yunan tarihi olarak değerlendirilir.[1] Bazı tarihçiler MÖ 1150 yılında yıkılan, Yunanca konuşan Miken uygarlığını da Yunan tarihi içerisinde değerlendirirler.[7] Buna rağmen birçoğu ise Miken uygarlığını etkilemiş olan Girit Uygarlığı'nın daha sonraki Yunan kültürlerinden çok farklı olduğunu öne sürerek sınıflandırmayı ayrı yaparlar.[7]

Günümüzde Yunanistan'da okul kitaplarında "eski zamanlar", Miken felaketiyle başlayan ve ülke topraklarının Roma İmparatorluğu tarafından fethedilmesine kadar olan 900 yıllık bir dönemi kapsamakta olup, sanat, kültür ve politika temelinde üç bölüme ayrılabilir.[1]

Batı yönünden Partenon tapınağı, Yunanistan

Tarihî dönemler Yunan Karanlık Çağı ile başlar (MÖ 1100 - MÖ 800).[8] Bu dönemde sanatçılar amforalar ve çeşitli çömlekler üzerine üçgen, kare, çember gibi geometrik şekiller yapmışlardır.[9] Arkaik Dönemler'de (MÖ 800 - MÖ 490) ise ayakta duran gerçekçi gülümsemelere sahip heykeller yapılmıştır.[10] Klasik Dönem'de sanatçılar Parthenon gibi eserler vermeye başlamışlardır (MÖ 490 - MÖ 323).[11] Büyük İskender'in ülkeyi fethiyle başlayan Helenistik Dönem olarak anılan dönemde ise (MÖ 323 – MÖ 146) Antik Yunan Kültürü Mısır ve Baktria kültürüne de katkıda bulunmuştur.[12]

Geleneksel olarak Antik Yunan döneminin başlangıcı MÖ 776'da ilk Olimpiyat Oyunları'nın yapılması olarak alınır.[13] Ama birçok tarihçi Yunan Kültürü'nün geçmişini MÖ 1000'lere kadar yayar.[14] Fakat çoğunlukla kabul gören bitiş tarihi MÖ 323'te Büyük İskender'in ölümüdür.[1] Bir sonraki dönem ise Romalıların ülkeyi ele geçirmesiyle başlayan uyum dönemidir.[15] Fakat bu konuda da tartışmalar vardır.[15] Bazı tarihçiler Yunan kültürünün 3. yüzyıl'da Hristiyanlık'ın çıkışına kadar ufak değişimlerle devam ettiğini öne sürerler.[1]

Köken[değiştir | kaynağı değiştir]

Herodot büstü

Yunanların MÖ 2000 yıllarında kitleler hâlinde Balkan Yarımadası'nın güneyine göç ettikleri inanılır.[16] MÖ 23. ve MÖ 17. yüzyıllar Proto-Grek dönem olarak adlandırılır.[17] MÖ 1600'den 1100'e kadar olan dönem, Homeros'un epiklerinde masallaştırdığı Truva'ya karşı savaşan Kral Agememnon'un başında olduğu Miken Yunan Çağı'dır.[18] MÖ 1100'den MÖ 8. yüzyıla olan hiçbir yazılı eserin günümüze ulaşmadığı ve sadece yetersiz arkeolojik kalıntıların bulunduğu Karanlık Çağ olarak adlandırılır.[19] Herodot'un Tarih, Pausanias'ın Yunanistan'ın Tanımı, Diodorus'un Biblioteca ve Jerome'nin Kranikon adlı eserleri bu dönemle ilgili bazı kısa bilgiler ve dönemin kralları hakkında bilgi verir.[20] Antik Yunan Çağı'nın çoğu zaman MÖ 323 yılında ölen Büyük İskender'in hükümdarlığının başlaması ile sona erdiği kabul edilir.[1] Büyük İskender dönemine Helenistik Çağ adı da verilir.[12]

Yunanistan'daki her tarihî olay sebepleri ile birlikte yazılmıştır. Herodot, Tukididis, Ksenofon, Demosthenes, Eflatun ve Aristo gibi eserleri günümüze kadar ulaşan politikacı ve tarihçi yazarların çoğu Atinalı idi. Bu yüzden tüm Yunan medeniyeti içinde en çok bilgi sahibi olunan şehir Atina'dır ve yine bu yüzden diğer şehirlerin tarihleri hakkında kayda değer fazla bir bilgi yoktur.[21] Ayrıca bu yazarlar neredeyse tamamen politik, askerî ve diplomatik olayları yazmaya odaklandıklarından ekonomik ve sosyal tarihi pek dikkate almamışlardır. Yunan tarihi hakkında söylenen her şey bu yazarların kalemlerinden çıkan bilgilerden ibarettir.

Yunanistan'ın doğuşu[değiştir | kaynağı değiştir]

MÖ 8. yüzyılda Miken Uygarlığı'nın çöküşe geçmesi ile Yunanistan, Karanlık Çağ'ından çıkmaya başladı.[22] Gerek kültürel gerekse toplumsal alanda büyük canlanmalar başladı.[22] Okuryazarlık kayboldu ve Miken yazısı unutuldu.[23] Fakat Yunanlar Fenike Alfabesi'nden Yunan Alfabesini yarattılar.[24] MÖ 800'lerde ilk yazılı kayıtlar görülmeye başladı.[24] Yunanistan, daha sonra tüm Yunan coğrafyasına model teşkil edecek olan, her adanın, vadinin ve ovanın, deniz ya da dağ sınırları ile birbirinden ayrıldığı, kendi kendini yöneten küçük yönetim birimlerine ayrıldı.[25]

Nüfus MÖ 800'den MÖ 350'lere kadar tahminen 700.000'lerden 8-10 milyona kadar çıktı ki bu tarıma elverişli arazilere oranla olması gerekenin çok üstündeydi. Bu nedenle MÖ 750'lerden itibaren Yunanlar her yönde koloniler kurmaya başladılar.[26]

Yunanlardan kalma bir amfi-tiyatro, Siracusa - İtalya

İlk olarak doğuda Anadolu Yarımadası'nın Ege Denizi kıyıları kolonize edildi.[26] Daha sonra Trakya ve Kıbrıs adasında koloniler kuruldu.[26] Marmara Denizi çevresi, Anadolu'nun Karadeniz kıyıları ve hatta günümüzdeki Ukrayna kıyıları bile sömürgeleştirildi.[26] Bunun yanı sıra doğuda İllirya (Balkan Yarımadası'nın Adriyatik Kıyıları), Sicilya, İtalya'nın doğu uçları ile Fransa'nın güney kıyıları, Korsika, Libya ve Mısır'da bile Yunan kolonileri kurulmuştur. Günümüz modern şehirlerinden Siracusa (Συρακούσαι) Sirekuse Kolonisi, Napoli (Νεάπολις) Neopolis Kolonisi, Marsilya (Μασσαλία) Massaliya Kolonisi ve İstanbul (Βυζάντιον) Bizantion Kolonisi tarafından, koloni devleti olarak kurulmuş olan yerlerdir.[26]

Milattan önce 6. yüzyıla gelindiğinde Yunan dili ve kültürü coğrafi olarak topraklarının kapladığı alandan çok daha geniş bir alanda etkiliydi.[27] Yunan sömürgeleri dinî ve ticari yönden geldikleri şehirlere bağlı olsalar da politik yönden kendi kontrolleri kendi ellerindeydi. Eski Yunanlar hem anayurtlarında hem de kolonilerinde kendilerini bağımsız küçük topluluklara bölmüşlerdir. Pólis adı verdikleri şehirler Yunan hükûmetinin ana birimleri olmuşlardır.[28]

Bu dönemde hem Yunanistan'da hem de denizaşırı sömürgelerinde büyük ekonomik gelişmeler olmuş hem de insanların yaşam standartları oldukça iyileşmiştir.[29] Bazı ekonomi tarihçilerine göre, Antik Yunanistan endüstrileşme öncesi ekonomilerin en gelişmişlerinden biridir.[30] Yunan işçisinin ortalama günlük ücreti yaklaşık 12 kg buğdaya denk geliyordu.[31] Bu, ortalama günlüğü yaklaşık 3,75 kg olan Roma döneminde bir Mısırlı işçinin ücretinden yaklaşık 3 kat daha fazlaydı.[32]

Sosyal ve ekonomik sınıf farkılıkları[değiştir | kaynağı değiştir]

Lycurgus kabartması

Yunan şehirlerinin her biri aslen bir krallık olmalarına rağmen bunların çoğu o kadar küçüktü ki, yöneticileri için kullanılan kral terimi yanıltıcı derecede büyük bir kavramdı. Bu dönemde para sisteminin kullanıma geçmesiyle tüccarlar sınıfının ortaya çıkması, büyük şehirlerde sınıf ayrılıklarına yol açtı.[33] MÖ 650'lerden başlayarak aristokratlar devrilmemek ve Tiran diye adlandırdıkları gaddar, halkçı liderlerin onların yerini almaması için büyük mücadeleler vermek zorunda kaldılar.[kaynak belirtilmeli]

MÖ 6. yüzyılda Atina, Sparta, Korint ve Tebai gibi bazı şehirler Yunan çevrelerinde öne çıkmaya başladı. Bu şehirlerden her biri çevrelerindeki kırsal alanları, kendilerinden küçük kasabaları kontrolleri altına almışlar ve Atina ile Sparta genel siyasete hâkim olmak amacı ile daima bir rekabet içinde olmuşlardır.

Argos şehrinin günümüzde kalıntıları, Argolis-Yunanistan

Sparta'da kökleşmiş aristokrasi gücünü muhafaza etti ve (MÖ 650) Likurgus anayasası ile daha da güçlendi. Bu güç Sparta'ya ikili monarşi altında kalıcı bir askerî güç verdi. Sparta, Peleponnese'de (Bugünkü Mora Yarımadası) Argos ve Achaia hariç tüm şehirler üstünde hâkimiyet kurdu.[kaynak belirtilmeli]

Bunun aksine, Atina'da, monarşi MÖ 683'te kaldırıldı ve Solon'un ilan ettiği reformlar aristokratik hükûmeti ölçülü bir düzeyde tuttu. Atina'yı çok büyük bir ticaret ve donanma şehri hâline getiren aristokratları Pisistratid tiranı ve oğulları izledi. Bu dönemdeki despotçu düzen devrilince MÖ 500'de Kleisthenes tarafından dünyanın ilk demokratik düzeni ilan edildi. Demokrasi gücünü şehirli erkeklerin oluşturduğu bir meclisten alıyordu. Bu meclis köleleri ve Atinalı olmayanları kapsamayan sadece yerel halktan oluşan bir topluluktu.[kaynak belirtilmeli]

Pers Savaşları[değiştir | kaynağı değiştir]

Salamis Savaşı ve gidişatı

Koloni devleti olarak kurulmuş Bodrum, Milas gibi büyük merkezlere sahip olan İyonya diğer devletlere karşı gücünü ve bağımsızlığını koruyacak durumda değildi ve MÖ 6. yüzyılda Pers İmparatorluğu'nun egemenliği altına girdi. Bu kaos ortamında Yunanların kışkırttığı İyon ayaklanmaları birçok şehirde amacına ulaştı.

MÖ 490'da İyon ayaklanmalarını bastıran Pers Kralı I. Darius Yunanları cezalandırmak için bir filo yolladı. Atina'lı general Miltiades'in önderliğinde, Maraton Savaşı'nda Persler, Yunan ordularına yenildiler. Günümüzde bu savaşta ölenlerin mezarları hâlâ Maraton alanında görülebilir.

10 yıl sonra Darius'un vârisi I. Serhas daha güçlü bir orduyla tekrar Yunan topraklarına girdi. Termopylae Muharebesi'nde Sparta kralı I. Leonidas'ın sebep olduğu bir gecikme ile Serhas Atina içerine doğru ilerledi ve ele geçirmiş olduğu şehri yakıp yıktı. Fakat Atinalılar şehri deniz kenarına tahliye etmişlerdi ve Temistokles önderliğinde Salamis Savaşında Yunan ordusu Pers ordusunu tekrar yendi. Bir yıl sonra Yunanlar Spartalı Pausanius ile Pers ordusunu Plataea'da da yenilgiye uğrattı. Son olarak Yunan ordusu MÖ 478 yılında Pers ordusunu tamamen Ege Denizi'nin dışına çıkarmayı başardı ve Bizans şehrini kuşatarak ele geçirdi.[kaynak belirtilmeli]

Atina hâkimiyeti[değiştir | kaynağı değiştir]

Pers savaşları, Yunan çevrelerinde Atina hâkimiyetinin başı çektiği dönemdir. Korint'in hâlâ dişli bir rakip olarak varlığını devam ettirmesine rağmen Atina, denizlerin ve ticari gücün meydan okunamaz efendisi olmuştur. Bu dönemin başlıca devlet adamı, Parthenon ve Atina'nın diğer birçok klasik eserlerinin yaptırmak için Delos Antlaşmasının taraflarının verdiği vergileri kullanan Perikles'dir. Perikles döneminde Atina artık bir büyük bir devlet hâline gelmişti.[kaynak belirtilmeli]

Yunanistan'ın refahı tüm yetenekli insanları etkiledi ve sanatın patronları hâline gelen varlıklı bir sanatçılar sınıfı ortaya çıktı. Atina devleti, sanatları özellikle de mimariyi öğrenmeyi destekledi ve sanatçılara destek oldu. Yunan edebiyatının, felsefesinin, sahne sanatlarının merkezi Atina oldu. Adları bugün bile bilinen dramatistler Eshilos, Aristofanes, Evripides, Sofokles; filozoflar Aristo, Eflatun, Sokrates; tarihçiler Herodot, Tukidides, Ksenofon; şair Simonides; heykeltıraş Fidias bu müreffeh dönemde yaşamış önemli kişilerdir. Atina bu dönemde Perikles'in deyimiyle Helen uygarlığının okulu hâline geldi.[kaynak belirtilmeli]

Diğer Yunan devletçikleri başlarda Perslere karşı yapılan savaşlarda Atina'nın liderliğini kabul ettiler. Fakat daha sonra muhafazakâr politikacı Kimon'un MÖ 466'da düşmesiyle Atina giderek artan bir emperyalist güç edindi. MÖ 461'de Eurymedon savaşındaki başarıdan sonra Persler artık büyük bir tehdit unsuru olmaktan çıkmıştı. Ama Naksos (Nakşa) gibi bazı şehirler bağımsızlıklarını ilan etmeye kalkıştılarsa da sert bir müdahale ile tekrar boyun eğmek zorunda bırakıldılar. Yeni Atina önderleri, Perikles ve Efialtes, Atina ve Sparta arasındaki ilişkilerin bozulmasına sebep oldu ve MÖ 458'de bir savaş patlak verdi. Birkaç yıl süren sonuçsuz savaşın ardından 30 yıllık bir barış antlaşması imzalandı. Bu olay Yunanlar ve Persler arasındaki son çarpışma olan Kıbrıs'taki Salamis Savaşı ile aynı zamana denk gelir. Bu savaşı takiben Persler ve Yunanlar arasında Callius Barış Antlaşması imzalanmıştır.

Mora (Peloponez) Savaşı[değiştir | kaynağı değiştir]

MÖ 431'de Atina ve Sparta arasında tekrar savaş çıktı.[34] Mora savaşının sebebi kaynaktan kaynağa değişir ama tüm bunların arasında en tutarlıları eski Yunan tarihçileri Tukidides ve Plutarh'ın söyledikleridir.[34] Yazılanlara göre Korint ve kolonilerinden biri olan Korfu, Atina'nın kışkırtması ile birbirine düştü. Daha sonra Atina ile Korint arasında Potidaea (Nea Potidai) kontrolü üzerine, Atina'nın Potidaea'yı kuşatmasıyla sonuçlanan bir sürtüşme başladı. Sonunda Atina, Megoria Fermanı adı ile ekonomik fermanlar dizisi çıkardı ve bununla 30 yıllık Peloponnesia Barış Antlaşması'nı bozmakla suçlandı. Böylece, her iki tarafın da önceden kararlaştırdıkları hükümler gereğince Sparta, Atina'ya savaş açtı.[35]

Alkibiades büstü

Birçok tarihçi bunu savaşın asıl sebebi sayarken bir kısmı da Sparta'nın Atina'nın Yunan çevrelerindeki üstünlüğünü çekememezliğinden kaynaklandığını öne sürerler.[kaynak belirtilmeli] Bu savaş tam 27 yıl sürmüş, fakat ne donanması güçlü Atina ordusu, ne de kara kuvvetleri güçlü Sparta, birbirlerine karşı herhangi bir üstünlük sağlayamamıştır.

Sparta'nın başlangıçtaki stratejisi Atina'yı işgal etmekti fakat Atina'lıların ardına sığınabilecekleri güçlü şehir surları vardı. Bu arada bir veba salgının patlak vermesi çok büyük kayıplara sebep oldu. Aynı zamanda Atina filosu (MÖ 429) Naupactus ve (MÖ 425) Pylos savaşlarını kazanarak askerî birliklerini Pelaponnesia'ya çıkardı. Fakat bu taktikler her iki tarafa da kesin bir zafer getirmedi. Uzun yıllar sonunda daha ılımlı bir lider olan Yunan komutanı Nicias sonuçsuz askerî harekâtı, Nicias Barışı (MÖ 421) ile sonlandırdı.

MÖ 418'de Sparta ve Atina müttefiki Argos arasındaki düşmanca tutum savaşın tekrar başlamasına sebep oldu. Montinea'da Sparta orduları, Atina ve müttefiklerinden oluşan orduları yendi. Savaşın tekrar ateşlenmiş olması, savaş taraftarlarının Atina'da iş başına geçmesine neden oldu. MÖ 415'te Alcibiades, Atina meclisini bir Peloponnesia müttefiki olan Sicilya'daki Siracusa'ya karşı bir keşif seferi düzenlemeye ikna etti. Nicias, Sicilya seferine karşı kuşku ile yaklaşıyor olmasına rağmen Atina meclisi tarafından Alcibiades ile birlikte kendini keşif grubunun başında buldu. Şahsına karşı yapılan suçlamalar nedeniyle Sparta'dan yardım isteyen ve oraya sığınan Alcibiade'nin gitmesi ile keşif harekâtı tamamen bir felakete dönüştü. Grup dağıldı, Nicias esir alındı ve idam edildi.[kaynak belirtilmeli]

Sparta bu kez Perslerin de yardımı ile Atina'nın deniz üstünlüğüne meydan okumak için yeni bir donanma hazırladı. Donanması için Çanakkale Boğazı'nın yönetimini elde tutmakta olan, bölgenin stratejik inisiyatifi ele almış askerî bir lider buldu. Çanakkale Boğazı, Yunanistan'a giren tahılın kaynağıydı. Atina'nın karşısında, Atina'nın kaderini elinde tutan bir komutanın olması, açlık tehdidini doğuruyordu ve Atina son bir umutla elinde kalan tek filosunu da ağır bir yenilgi alacağını bilemeden oraya gönderdi. MÖ 405 Aegospotami Savaşı'nın kaybedilmesi ile Atina iflasın eşiğine sürüklenmeden, bir an önce barış istemek zorunda kaldı. Bu da Sparta'nın en çok istediği şeydi ve Atina için acımasız hükümlere sahip bir anlaşma hazırlandı. Çaresiz, anlaşmayı kabul eden Atina şehir surlarını, filosunu ve deniz aşırı tüm topraklarını kaybetti. Totaliter rejim Sparta'nın da desteği ile güç kazandı.[kaynak belirtilmeli]

Sparta ve Tebai hâkimiyeti[değiştir | kaynağı değiştir]

Peloponez Savaşı'nın ardından Sparta tüm Yunanistan'ın hâkimiydi ama bu olay bazı çevrelere rahatsızlık verdiği için acilen harekete geçildi. Her türlü entrika ile Atina'da ve önceden Atina'ya bağlı şehirlerde demokratik partiler birkaç yıl içinde siyasi gücü tekrar ellerine geçirdiler. MÖ 395'te Sparta idarecileri Lysander'i yönetimden aldılar ve bu nedenle Sparta donanma üstünlüğünü kaybetti. Atina, Argos, Tebai ve Korint, ki son iki şehir daha önceden Sparta'nın en yakın müttefikleri idi, bu kez bir sonuç elde edilemeden biten Korint Savaşı'nda Sparta'ya meydan okudular (MÖ 387). Aynı yıl içerisinde bu kez Sparta, Persler ile savaşa girdi, kaybedeceğini anlayınca barış antlaşması istedi ve yapılan Antalcidas Antlaşması hükümlerine göre İyonya ve Kıbrıs'tan vazgeçerek 100 yıldır Perslere karşı yenilgi yüzü görmemiş Yunan milletinin tarihini tersine çevirdi. Bu olay Atina'yı ve birlikte Sparta'ya karşı savaştığı müttefiklerini çok şaşırttı.[kaynak belirtilmeli]

Daha sonra Tebai kumandanları Epaminondos ve Pelopidas MÖ 371'de Leuctra'da kesin bir zafer kazandılar. Bu savaşın sonucunda Sparta hâkimiyetini ve Tebai üzerindeki üstünlüğünü kaybetti. Bu dönemde Atina kaybetmiş olduğu gücünü tekrar toparlama fırsatını buldu, çünkü Tebai üstünlüğü pek kısa ömürlü oldu. İmparator Epaminondos'ın MÖ 362'deki ölümü ile beraber en büyük lider kaybedilmiş oldu ve kendinden sonrakiler Phocis ile gereksiz bir savaş yapma hatâsına düştüler. Yenilmeye başladıklarını anlayınca Makedonya Kralı II. Filip'ten yardım istendi. Böylece Makedonya ilk kez Yunan dünyası içine girmiş oldu.

Makedonya'nın doğuşu[değiştir | kaynağı değiştir]

Atina lideri Demosthenes

Makedonya Krallığı MÖ 7. yüzyılda doğdu. 5. yüzyılda Yunan politikasında küçük roller oynuyordu. 4. yüzyılın başlarında Tebai'de eğitim-öğrenim görmüş, hırslı bir lider olan Makedonya Kralı II. Filip artık daha büyük bir rol oynamak istedi. Sparta'nın güç kaybetmesi ile kendilerini toplayan Yunan şehirleri arasında kabul görmek istiyordu. Amphipolis, Methone ve Potidaea gibi Yunan şehirlerini ele geçirdikten sonra, buralardaki altın ve gümüş madenlerini de yönetimi altına almış oldu. Böylesine zengin kaynaklara sahip olmak Filip'e Yunanistan üzerinde daha etkili olma fikrini verdi.

Filip, MÖ 352'de Tesalya ve MÖ 348'de Trakya üzerinde Makedon hâkimiyetini kurdu. MÖ 348'de Termopylae'in kuzeyindeki yerleri kontrol ediyordu. Yunan çevresine dost gibi görünmek istedi, dillere destan zenginliğini her şehirde bir Makedon partisi kurmak için Yunan politikacılarına rüşvet olarak kullandı. Tebai ve Phocis arasındaki savaşa müdahale etmiş olması ile büyük bir ün kazandı ve Yunan çevrelerinde dikkate değer bir güç olmasına fırsat sağladı. Filip'in bu politikasının sonuçlarının nereye varacağını anlayan Atina lideri Demosthenes, ünlü nutuklarında halkı Filip'in bu amacına karşı koyması için yönlendiriyordu.[kaynak belirtilmeli]

MÖ 339'da Atina ve Tebai, gün geçtikçe büyüyen Filip tehlikesini engellemek için bir araya gelerek anlaşma yaptı. Bunun üzerine Filip, Yunanistan içlerine ilerledi ve MÖ 338'de Chraeronea'da Atina'nın müttefiklerini yendi. Fakat yine de, o dönemden sonra birçok şehir devleti, Roma İmparatorluğu dönemine kadar bağımsız olarak yaşamaya devam etti.

Filip, Atina'nın üzerinde baskı kurabilmek için bu kez pahalı hediyeler ve pohpohlama yoluna gitti. Fakat çabalarının ulaştığı başarı, beklediğinin aksine, daha düşük oldu. Yunan çevrelerinde sempati kazanmak için, ele geçirmiş olduğu Yunan şehirlerini azat etmesini sağlamak ve geçen asırda Yunanistan topraklarına yaptıkları seferin öcünü almak için Perslerin üzerine sefer yapacağını bildirdi. Fakat bunu yapmaya fırsat bulamadan suikaste uğrayarak, öldü.

Büyük İskender'in fetihleri[değiştir | kaynağı değiştir]

Büyük İskender Büstü

Filip'in tahtını, babasının yarım kalmış plânlarını uygulamak için yola çıkan ve henüz 20 yaşında olan İskender aldı. Atina'nın düştüğünü görünce Atina geleneklerini geri getirmek için Pers İmparatorluğu'nu ortadan kaldırmak istedi. Daha sonra Yunan şehirlerinin kendine liderleri olarak kabul ettiği Korint'e gitti ve ardından güç toplamak için kuzeye ilerledi. İskender'in ordusunun çekirdeği, sağlam Makedon dağ-savaşçılarıydı. İskender, ordusuna her türlü desteği sağladı ve Yunanistan'ın her köşesinde gördüğü, Tebai'deki süvarilerden Sparta'daki gerilla taktiğine kadar, savaş taktiklerini değiştirdi. Her şeyini Yunan kökenine uygun hâle getirdi. Trakya'ya sefere çıktığında Tebai şehrinin ayaklandığı haberini aldı hemen güneye inerek Tebai şehrini yerle bir etti. Daha önce büyük dedelerinden birine bir şiir hediye etmiş olan Pindar'ın yaşadığı ev dışında ayakta hiçbir yapı bırakmadı. Büyük İskender'in bu hareketi, Yunan şehirlerine eğer İskender'in gücünü kabul etmezlerse başlarına neler gelebileceğini, "uslu dururlar" ise nasıl yaşayabileceklerini gösteren acımasız bir gözdağıydı.

MÖ 334'te Büyük İskender, Asya'ya geçti ve bugün Çanakkale ili sınırları içerisinde kalan Granikos Çayı kıyılarında Persleri yenilgiye uğrattı. Bu galibiyet, İskender'e İyonya kıyılarının kontrolünü verdi ve bu nedenle özgürlüğüne kavuşmuş diğer Yunan şehirlerinde zafer kutlamaları yaptı. Bu yörede her şeyi düzene koyduktan sonra Anadolu'da, Kilikya üzerinden Suriye'ye seferler düzenledi ve MÖ 333'te III. Darius'un ordusunu yendi. Burada da düzeni sağladıktan sonra Fenike üzerinden küçük bir askerî direnç ile karşılaştığı Mısır'a geçti. Fakat Mısır halkı Büyük İskender'i Perslerin ve imparator Amun'un oğlunun baskısından rahata çıkaran bir kurtarıcı gibi karşıladılar.

Darius, ülkesine barış içinde dönebilmek için İskender'den barış istemeye hazırdı, fakat Büyük İskender'in böyle bir niyeti yoktu. Pers topraklarını fethedip kendini dünyanın imparatoru yapmaya kararlıydı. Kuzeydoğu'da Suriye üzerinden Mezopotamya'ya ilerledi ve Dairus'u tekrar bu kez Gaugamela Savaşı'nda yenilgiye uğrattı (MÖ 331). Bu savaştan sonra Dairus kaçtı ve kendi yandaşları tarafından öldürüldü ve böylece Büyük İskender, Susa ve Persepolis'de hiçbir karşı koymaya uğramadan kendini Pers İmparatorluğu'nun başında buldu.

Büyük İskender, Yunan İmparatorluğunu bu kadar sahiplenmiş iken bazı şehirler Makedonya kontrolünden kaçmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. MÖ 331'de Megalopolis'de, Büyük İskender'in vekili Antepater, Makedonya üstünlüğünü tanımak istemeyen Sparta'lıları yendi.

Büyük İskender'in ele geçirdiği topraklar

Büyük İskender ardından azimle Afganistan, Pakistan ve İndus Irmağı vadisine ilerledi. MÖ 326'da Pencab'a girdi, Ganj Nehri ve Bengal Körfezi'ne geldiğinde ise askerlerde baş gösteren isteksizlik ve yorgunluk nedeni ile ordusunu toplayarak geri dönme kararı aldı. Hayâl kırıklığı içinde Yunanistan'a gitmek için yola çıktığında ise dönüş yolunda MÖ 323'te Babil'de bilinmeyen bir ateşli hastalığa yakalanarak yaşamını yitirdi.

Büyük İskender'in ölümünün ardından kurduğu imparatorluk yıkıldı ama yapmış olduğu fetihler Yunan dünyasını tamamen değiştirdi. Binlerce Yunan onunla veya ondan sonra, almış olduğu topraklara yerleşti. Başta İskenderiye olmak üzere, kurduğu şehirler önemli merkezler hâline geldi. Mısır'da, Suriye'de, İran'da ve Baktria'da Yunanca konuşulan krallıklar kuruldu. Doğu ile batının kültür ve bilgi birikimi birleşip etkileşmeye başladı.

Toplum[değiştir | kaynağı değiştir]

Eski Yunanistan'da toplumda genel olarak göze çarpan ayrılık hürler, metikler ve kölelerdir. İnanılan dine, cinsiyete, önemli bir mevkide akrabaya sahip olup olmamakta ya da soylu olup olmamaya göre sosyal görev ve sorumluluklar değişiklik göstermiştir. Atina'daki sosyal yaşam Sparta'dakine kıyasla Yunan dünyasına daha çok örnek olmuştur.

Toplumun yapısı[değiştir | kaynağı değiştir]

Efendisinin yanında bir köle

Yunan şehir devletlerinde sadece hür insanlar kanunların kesin korumasına tâbi idi. Roma hariç diğer hiçbir şehirde sosyal sınıf farklılıkları özel haklara sahip olunmasına izin vermiyordu. Örneğin birinin herhangi bir aileye mensup olarak doğması kişiye doğrudan bir hak getirmezdi.

Atina'da nüfus gelir durumuna göre dört tabakaya ayrılmıştı. Para kazanarak zengin olan kişiler sınıf atlayabilirlerdi. Sparta'da tüm erkek vatandaşlar eğitim öğretimlerine devam ettikleri sürece eşitlerdi. Köleler herhangi bir hakka ya da sosyal statüye sahip değillerdi. Evlenip yuva kurma hakları olmasına rağmen politikaya girme ve oy kullanma hakları yoktu.[36]

M.Ö. 600'lerde dışarıdan köle getirme âdeti başladı. M.Ö. 5. yüzyıla gelindiğinde köleler artık nüfusun üçte birini oluşturuyordu.[36] Atina'da nüfusun beşte ikisi (bazı yazarlara göre beşte dördü) köleydi.[37] Sparta dışında hemen hiçbir yerde köleler ayaklanmamıştır çünkü diğer yerlerdeki köleler organize olabilmek için çok seyrek ve dağınıklardı. Birçok aile ev işlerinde ve insan gücüne gerek duyulan çalışmalar için köle bakıyorlardı. En fakir ailelerin bile köleleri olabiliyordu. Sahiplerin köleleri dövme ya da öldürme[36] gibi bir hakları yoktu. Sahipleri köleleri daha sıkı çalıştırmak için zaman zaman onları gelecekte azad edeceklerini söylerlerdi.[36] Roma hariç, azad edilen köleler yine de bir vatandaş olarak kabul görmezdi, onun yerine diğer şehirlerden gelip resmî olarak şehirde yaşamalarına izin verilmiş, ticaretle uğraşan metik adı verilen (μέτοικος) sınıfa katılırlardı.[38] Bu gruptakiler ne hür bir vatandaş gibi haklara sahiptiler, ne de bir köle gibi çalıştırılırlardı.[36]

Şahısların yanında, şehir devletleri de kölelere sahipti.[36] Kendi kendilerine yaşayan ve sadece belirli görevler yapan devlet köleleri, şahsa özel kölelerden daha fazla hakka sahipti. Bu devlet çalışanı kölelerden Atina'da olanlar sadece piyasada gezen sahte paraları denetlemekle görevliydi. Bazıları ise tapınaklarda temizlik görevlisi olarak çalıştırılırlardı.

Sparta tüm şehir devletlerinden daha değişik bir kölelik sistemine sahipti. Helot adı verilen her bir köle Spartalıların savaş esirleriydi. Bunlar devlet tarafından tutulur ve ailelere tahsis edilirdi. Sparta vatandaşları, kendi şehirlerinden olanları köle edinmezdi. Helotlar, kadınların güçlü ve sağlıklı çocuklar doğurup yetiştirirken; erkeklerin, çocukları oplit adı verilen (ὁπλίτης) zırhlı piyade askerler olarak hazırlamasına zaman vermek için yiyecek yetiştirirler ve günlük ev işleri ile uğraşırlardı. Sahipleri Sparta'daki kölelere çok sert ve kırıcı davrandığından birçok ayaklanma yaşanmıştır.

Yaşam tarzı[değiştir | kaynağı değiştir]

Yunan şehirlerinde yaşam stili uzun süre aynı kaldı. Şehirlerde yaşayan insanlar servetlerine göre müstakil evlerinde ya da bugünkü apartmanlar gibi birçok evden meydana gelen yapılarda yaşıyorlardı. Evler, sosyal yapılar ve tapınaklar Agora'nın etrafına inşâ edilirdi. İnsanlar bazen köylerde ve şehir merkezinin dışında seyrek konutlaşmış yerlerde yaşarlardı. Atina'da insanların çoğunluğu şehir surları dışında yaşıyorlardı. Tahminî olarak 560.000 olan nüfusun 400.000'i şehir surları dışındaydı.

Yerleşme[değiştir | kaynağı değiştir]

Genel Yunan evleri bir avlu etrafında dizilmiş yatak odaları, kilerler ve bir mutfaktan oluşuyordu. Yunan kültüründe evler diğer uygarlıklara kıyasla çok daha büyük olmuştur her bir evin, yaklaşık 230–250 m2 olduğu görülmektedir.

Evler genel olarak ebeveyn ve çocuk yatak odalarından oluşuyordu ve diğer akrabaların aile içinde yaşadığı pek görülmezdi. Erkekler aileyi geçindirmekle yükümlü olduğundan evde pek vakit geçirmezlerdi. Ev işlerini köleler yaparlardı. Kadınların görevi çocuklara bakmak, yapılacak ev işlerinin listesini hazırlamak ve çeşmelerden eve su taşıyan, yemek pişiren, temizlik yapan ve çocuklarla oyun oynayan köleleri denetlemekti. Erkekler akşamları misafirleri ağırlayabilecekleri özel odalara sahipti zira erkek misafirlerin evin, kadınının ve çocuklarının yaşadığı mahrem bölümlere girmesi yasaktı. Erkekler arkadaşlarını çağırarak sempozyumlar düzenlerlerdi. Işık gaz yağından sağlanır, odun kömürü yakarak ısınılırdı. Ev içi mobilyalar gayet basitti. Tahtadan masalar, sandalyeler, yataklar, dolap ve komodinler kullanılırdı.

Tarım[değiştir | kaynağı değiştir]

Tarlada çalıştırılan köleleri tasvir eden bir çömlek

Yunan insanlarının yaklaşık %80'i tarım ile uğraşıyordu. Toprak az verimli ve yağmur kıttı.[39] Araştırmalar o günden bu zamana iklimin pek değişmediğini göstermektedir. Yunanların verimli toprakları kolonize etme ihtiyacının bir sebebi de budur. O zamanlarda birçok iş insan eli ile yapılmasına rağmen bazen öküzler çift sürmek için kullanılırdı. Yunan çiftçileri çanak - çömlek, tuz, balık almak ve ihtiyaç fazlası mahsullerini satmak için festivallere giderlerdi.

Yetiştirilen başlıca yiyecekler lahana, soğan, sarımsak, mercimek, fasulye ve bezelye idi. Bunun yanında nane, adaçayı ve kekik gibi şifalı otlar da hem yemeklerde kullanılmak hem de tedavi amaçlı olarak yetiştirilirdi. Tarlalarda köleler çalıştırılırdı. Sulama, zararlı otları yolma, mahsul toplama, ekin ve hasat zamanları köleler tarlalarda çalışırdı.

Eski Yunanistan'da en çok yetiştirilen şey bugün de olduğu gibi zeytin idi. Yunan illerinin her bir yerinde yetişen zeytin, halkın günlük yaşamında da büyük yer tutuyordu. Buna bağlı olarak zeytinyağı üretimi de oldukça gelişmişti.

Tıp[değiştir | kaynağı değiştir]

Antik Yunan tıp konusunda pek ileri değildi fakat Hipokrates gibi büyük tıp bilginleri yine de Yunanistan'dan çıkmıştır. Eski Yunanistan'da yetiştirilen şifâlı otlar ağrı kesici olarak kullanılırdı fakat enfeksiyonları engellemek için herhangi bir kürleri yoktu, bu nedenle en sağlıklı bir insan bile her yaşta en ufak bir hastalıktan ölebilirdi. İlaç ve merhem yapımını büyük ölçüde Mısır kültüründen edinmişlerdi.

Tarihin bilinen ilk tıp okulu Knidos'da, MÖ 700'lerde açıldı. Anatomi uzmanı Alcmaeon bu okulda eğitmenlik yaptı. Daha sonra ünlü tıpçı Hipokrates, Kos'ta kendi okulunu açmıştır.

Bunun yanında insanlar formlarını korumak için kendileri de spor yaparlardı. Erkekler, askerî harekâtlara her an hazır olmak için egzersiz yaparlardı. Hemen her şehir en azından bir spor kompleksine sahipti. Sparta hariç diğer tüm şehirlerde bu salonlar sadece erkeklere açıktı ve içeride egzersizlerin çıplak yapılması âdettendi.

Mutfak[değiştir | kaynağı değiştir]

Ekmek hamuru yoğuran bir kadın

Eski Yunanistan'da insanların yiyecekleri zengin de olsa, fakir de olsa oldukça mütevazı idi. Fakirler soğanla tatlandırılmış arpa ve yulaf lapası yerlerdi. Şehir festivallerinde tanrılara kesilen kurbanlar haricinde halkın çok azı et yeme lüksüne sahipti. Fırıncılar günlük olarak ekmek çıkartırdı ve şarap, sudan sonra en önemli içecekti.

Yemekler genelde üç öğün üzerine kuruluydu. Sabah, öğlen ve akşam üzeri öğünleri vardı. İnsanlar kahvaltıda şaraba banılmış yulaf ekmeği yerlerdi. Eğer biraz zengin ise bunun yanına zeytin ya da incir eşlik ederdi.[39]

Daha zengin olanların gücü domuz veya keçi kesmeye de yeterdi. Sığır eti, sadece hükümdarların ve üst düzey insanların tatmaya tâbi olduğu çok lüks et çeşidi idi. En ucuz et çeşidi yine de domuzdu. Hür bir işçi üç günlük ücreti ile ailesini doyuracak kadar domuz eti satın alabilirdi. Yemekler genelde dörtgen, bazen de yuvarlak bir masa etrafında yenirdi. Masa ayaklarının hayvan ayağı gibi oyulması âdetti.

Eğitim[değiştir | kaynağı değiştir]

Yunan tarihinde eğitim, Sparta hariç, kişisel idi. Sparta'da çocuklar 7 yaşlarına kadar aileleriyle kalır daha sonra devlete ait kurumlara giderdi. Daha çok müzik eşliğinde yapılan jimnastikle vücut geliştirilir, bunun yanında okuma yazma, aritmetik, devlet işleri ve din de öğretilirdi. Helenistik dönem boyunca birçok şehir devleti halk okulları açtı. Sadece bazı varlıklı aileler çocuklarına özel öğretmen tutabilecek durumdaydı. Erkekler okuma - yazmayı ve edebî metinleri öğreniyorlardı. Bunun yanında şarkı söylemeyi ve en az bir müzik âleti çalmayı öğrenen çocuklar aynı zamanda askerî birlikler için birer atlet gibi yetiştiriliyorlardı. Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı. Kızlar da okumayı yazmayı ve ev işlerinde yardımcı olması amacıyla basit aritmetik işlemleri okullarda öğrenmişlerdir fakat çocukluktan sonra bir daha hemen hiç eğitim alan olmamıştır.

Erkek çocukların çok az bir kısmı çocukluktan sonra da eğitimlerine devam etmişlerdir. Varlıklı gençlerden bazıları kendilerinden yaşça büyük akıl hocaları tutuyorlardı. Gençler hocalarını izleyerek ve onunla beraber sempozyumlara katılarak, çarşıda politika konuşmayı, günlük görevlerini nasıl yapması gerektiğini vb. öğrenirlerdi. En zengin öğrenciler ise eğitim hayatlarına kolejlerde devam ederdi ve büyük bir şehirde üniversite'ye giderdi. Bu üniversiteler dönemin en önemli ve saygın öğretmenlerine sahip olurlar ve eğitimi verilebilecek en iyi biçimde verirlerdi.

Din ve inanış[değiştir | kaynağı değiştir]

Eski Yunan kültüründe çok tanrılı bir inanış vardı. Her önemli doğa ögesi ve insan duyguları ile ilgili tanrılar vardı. Tanrıların tanrısı Zeus dünyayı ve gökleri yönetir, ondan sonra kardeşleri Hades ve Poseidon gelirdi. Eski Yunanlar'ın inanışlarına göre Zeus, önceleri Tanrıların tanrısı değildi, babası Kronos'u devirdi ve hâkimiyeti kendi eline aldı. Fakat Zeus gibi babası Kronos da asıl tanrı değildi ve o da gerçek tanrı olan Uranos ve karısı Gaia'yı devirip iş başına geçmişti. Zeus'un kardeşlerinden Hades ölülerin dünyası olduğu kabul edilen yer altı dünyasını, Poseidon ise Yunanların yaşamlarında hayatî öneme sahip olan denizlerin tanrısıydı.

Zeus ve kardeşlerinin Olimpos Dağı'nda yaşadıklarına inanılırdı. Zeus'un Hera adında bir karısı vardı. Zeus'un bazı çocukları Hephaistos, Apollon, Artemis, Athena, Ares, Dionysos ve Hermes idi. Tüm bu tanrıların insanlar gibi yaşadığına, âşık olduğuna, evlendiğine, kıskançlığa kapıldığına, kavga ettiklerine ve ara bozduklarına fakat ölümsüz oldukları inanılırdı.

Yunanlar bir takım mağaraların tanrılarının tapınakları olduğuna inanırlardı. Korint ve Delfi'de rahip ve rahibeler tanrılar adına kâhinlik yapardı.

Genel yaşam[değiştir | kaynağı değiştir]

Kadınların giydiği bol elbise, Chiton

Antik Yunanistan'da herkes gün içinde görevlerini yapar ve dinî görevlerini aksatmamaya çalışırdı. Atina gibi büyük şehirlerde sık sık festivaller düzenlenirdi, bu festivallere katılmak bir görevdi. Festivallerde tanrılara müzik, şiir, drama türlerinde hediyeler sunulurdu. Atina'lılar birbiri ardına festivalleri olmasıyla övünürlerdi. Büyük Panhellenik (tüm Yunan şehirlerinden katılımcıların bulunduğu) festivaller Olympia, Delfi, Nemea ve Isthmia gibi yerlerde düzenlenirdi. Bu festivallerde yarışmalar düzenlenir ve kazanan şairler, atletler zengin ve ünlü olurlardı. En popüler ve para getireni ise Kariot (atların çektiği iki tekerlekli savaş arabası) yarışlarıydı.

Zeus'un Chariot'u

Yunanların giyim biçimi zamanla ufak değişimlere uğramıştır. Kadınlar da erkekler de genelde bol giysiler giyerlerdi. Tunikler renkli dizaynlara sahip olurdu ve çoğu zaman bir kemerle bağlanırdı. Soğuk zamanlarda şapka ve pelerin giyerler, sıcak havalarda deri sandaletler ve tüm vücudu örten ince kumaştan yapılma elbiseler giyilirdi. Kadınlar mücevher takarlar ve kozmetik ürünler kullanırlardı. Saçlarını yüzyıllar boyunca modası geçmeyen bir âdet olarak enselerinde topuz yapmak Yunan kadınlarının en büyük şıklık göstergesiydi. Özellikle pudrayla ten rengine beyaz bir görüntü vermek gelenekti. Hoş kokulu esanslar kullanır ve tırnaklarını boyarlardı. Soylu Yunan kadınlarının sıkça kullandığı yağlı kremi yapmayı ilk başaran hekim Galen'dir. Antik dönemde erkekler de kadınlar gibi uzun saçlı olmuşlar Büyük İskender'in başlattığı tıraş modasına değin sakal bırakmışlardır. Zira Büyük İskender savaş anında düşmanların askerlerin sakallarına yapışıp bırakmaması endişesi taşımıştır. Eski Yunanistan'da şehre ya da eve gelen misafirlere sıcak banyo sunmak ve banyo sonrasında hoş kokulu yağlar ikram etmek bir gelenek hâline gelmişti.

İlk para Lidyalılar tarafından bulunmuş olmasına rağmen yaygın olarak kullanımı Eski Yunanistan'da olmuştur. Bugünkü bozuk paraların tasarımı da aynı biçimde Eski Yunanistan kültüründen kalmıştır. Yuvarlak olması, herhangi bir yüzünde önemli bir liderin kabartmasının bulunması bu dönemdeki âdetlerdendir. Eski Yunanistan'da para süsleme ve basma bir sanat olarak görülmemişse de onların el becerileri hakkında en çok bilgi veren eserlerden biri de paralardır.

Tiyatro[değiştir | kaynağı değiştir]

Oyuncuların kullandığı maskeler

Eski Yunanistan'da tiyatro kültürün en önemli parçasıydı. Tiyatrolar halkı eğlendirmenin yanı sıra halkı eğitmek için de kullanılmıştır. Bu dönemde sadece erkeklerin tiyatro oyuncusu olmasına izin verildiğinden erkek oyuncular gerektiğinde maskeler ile kadın rollerini de üstlenirlerdi.

İlk olarak şarap tanrısı Dionysos'u kutsamak için dinî törenlerde söylenen ilâhilerden doğan tiyatronun ilk oyuncusu, önceden plânlanmış soruları halktan biriymiş gibi öne çıkıp ilâhi korosuna yönelterek rol yapan Thespis olmuştur. Tiyatronun ilk olarak böyle doğmasından dolayı tiyatroların oynandığı yerler uzun süre halk tarafından tapınaklar kadar kutsal sayılmıştır.

Antik Yunan tiyatro sanatında oyunlar tragedya,satirik ve komedya olarak üçe ayrılırdı. Genelde Yunan mitolojisi üzerine yazılan senaryoların birçoğu şiirsel bakımdan birer başyapıt niteliği taşır. Eserlerinin bir kısmı günümüze ulaşabilen üç Yunan yazarı-düşünürü Aiskhylos, Euripides ve Sofokles'dir. Bunların içinde ilk kez sahne dekoru kullanan kişi Sofokles'dir.

Mimarî[değiştir | kaynağı değiştir]

Epidaurus tiyatrosu

Yunan uygarlığında mimarînin zirveye çıktığı dönemlerde yapılan en önemli eserler, Atina'da Korint'te, bugün Türkiye sınırları içinde kalan Efes ve Bergama'da görülebilir. Bugüne dek kurulmuş en görkemli Yunan şehri, Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri sayılan İskenderiye Feneri'nin inşa edilmiş olduğu, Mısır'daki İskenderiye şehri olarak kabul edilir. Fakat yağmalar ve âfetler sonucu bugün İskenderiye Feneri de dahil olmak üzere neredeyse hiçbir eser ayakta değildir.

Yunanca terimler ile temsilî bir Yunan tiyatrosu

Eski Yunanlarda mimarînin oldukça gelişmiş bir başka kolu da anıtmezarlardır. Genelde dönemin kralları için inşâ ettirilen anıt mezarlardan en ünlüsü Bodrum'da Karya Kralı Artemisia adına yaptırılmış Mausoleion'dur. Taban ölçüleri 32 x 38 metre boyutlarındaki Mausoleion'un yüksekliği 55 metreyi bulur.

Yunanlar yaptıkları evlerin ya da diğer yapıların zeminlerini geleneksel bir nedenden dolayı aşınmış çakıl taşları ile döşerlerdi. Ana fon siyah olup desenler beyaz varsa renkli çakıl taşlarından yapılırdı. Bu dönemlerden kalma en eski buluntu M.Ö. 8. yüzyılda yapılmıştır. Antik Yunanlara ait mimarî kalıntıların büyük çoğunluğu toprak altında olduğundan, her yeni keşifle ortaya daha yeni bilgiler çıkmaktadır.

Yunanların en sık görülen yapıları ise tiyatrolardır. Bulgulara göre ilk tiyatrolar Dionysos adına yapılan dinî şenliklerde tapınakların önünde bulunan, aslen bir sunak olan ve halkın etrafındaki tepelere çıkarak seyrettiği, ilâhi söylenen yükseltilerdir. Tiyatrolar zamanla gelişerek ilk amfitiyatro örnekleri oluşmuştur. Sahnenin seyircilere bakmayan tarafı, beyaz taşlardan duvar ile kapatılmış, olayın geçtiği yere göre, bu duvarlara orman ya da deniz resimleri çizilmiştir. Arka fon ve oturakların oluşması günümüz tiyatro sanatının temelleri olarak kabul edilir.

Eşcinsellik[değiştir | kaynağı değiştir]

Kır ve Çobanlar tanrısı Pan, öğrencisi Daphnis'e Syrinks çalmayı öğretirken

Eski Yunanistan'da eşcinsellik genelde erkekler arasında görülürdü. Aşk çoğu zaman bir ergen erkek ile bir yetişkin arasında kurulurdu. Yunanlar bir erkeğin, başka bir erkeğin güzelliğine vurulmasını normal karşılardı fakat farklılık bunu dışa vurma şekliydi. Eğer erkeğe duyulan tutku kadına duyulandan fazla ise kişi dışlanırdı.[40] Eski Yunanistan'da bu tip ilişkiler genelde antrenmanların çıplak yapıldığı spor komplekslerinde ortaya çıkardı.

Erkekler arasındaki eşcinsel ilişkilerde yetişkin bireye erastes, genç bireye eromenos denirdi. Yunan eşcinsel ilişkileri genelde bu tipti fakat buna alternatif olarak Boeotia'da çiftler birlikte yaşamışlar, Elis gibi yerlerde gençler hediyeler verilerek ikna edilmiş, İyonya gibi yerlerde ise eşcinsellik toptan yasaklanmıştır.[41][42]

Eşcinsellik, Eski Yunanistan'da tanrılar arasında bile yaygındır.[43] Bu konudaki mitlere bakıldığında Zeus, Poseidon, Apollo, Orpheus, Herkül, Dionysus, Hermes ve Pan gibi tanrıların her birinin genç sevgilileri olduğu görülür. Hattâ efsaneye göre yakışıklılığı ile ünlü bir kahraman olan Narkissos nehre su içmek için eğildiğinde, yansımada kendi görüntüsünü görüp kendi vücuduna âşık olur.

Fahişelik[değiştir | kaynağı değiştir]

Fahişelik, büyük şehirlerde ve özellikle limanlarda fahişelik iş sahasıydı ve azımsanamayacak derecede çok insana iş sağlıyordu.

Bu iş aslında sadece kadınlar arasında değil, erkeklerce de yapılan bir işti. Genelde erkekleri orta yaşlı kadınlar tutardı ama bazen yaşlı kadınlara da hizmet verdikleri olurdu. Cinsel tercihe göre zaman zaman erkek müşterilere de giderlerdi.

Antik Roma'daki uygulamanın aksine, MÖ 390'lara kadar, köleler ile cinsel ilişki görülmemiştir.[44] Eski Yunanistan'da fahişelere bu kadar çok yönelinmesinin bir başka sebebi de oral seksin bir tabu olmasıydı. İnsanların bunu yapması alçaltıcı olarak algılanırdı. Erkekler arasındaki ilişkilerde bile Erastes (yetişkin olan taraf), Eromenosdan (genç taraf) çok ayıp sayıldığı için bunu yapmasını isteyemezdi. Bu yüzden hem heteroseksüel insanlar, hem erkek eşcinseller genelevlere sık sık giderdi.

Fahişelik hem yasal, hem de bu kadar kabul gören bir iş olmasına rağmen, bu işi yapanlar yine de toplum tarafından aşağılanırdı. Bu işi yapan kadınlar Khametipis (χαμαιτυπής - yerin dibine geçirilmiş) adı ile anılırlardı. MÖ 4. yüzyıldan sonra fahişelik köleler arasında yaygınlaştı. Atina'da Atinalı bir kişi bu işi yaparsa bütün sosyal hak ve özgürlüklerini kaybeder ve köleler ile eşit duruma düşerdi, bu nedenle başka şehirden gelenlerin de bu işi yaptığı görülürdü.

Eski Yunanistan'da genelevlerin nasıl olduğu konusunda sadece edebî eserlerden bilgi edinilmektedir. Buna göre genelevler karanlık, dar koridorlu ve pis kokulu yerlerdir. Kadınlar bu evlerde ne olursa olsun hamile kalmaktan kaçınırlardı ve ilkel doğum kontrol yöntemlerine başvururlardı.

Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

  1. ^ a b c d e f "Antik Yunanistan". Statemaster.com. 10 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  2. ^ "Demokrasi ve Antik Yunanistan". Arwhead.com. 11 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  3. ^ "Aeschylus'un dilinden Persler". Ucalgary.ca. 8 Ekim 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  4. ^ "Makedonya kralı Filip". Ellopos.net. 29 Ağustos 2008 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  5. ^ "Antik Yunanistan'ın bitişi hakkında belge". Scnu.edu. 29 Ekim 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  6. ^ "Rönesans ve Hellenizm". Princeton.edu. 8 Ekim 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  7. ^ a b "Miken Uygarlığı ve Antik Yunanistan". Aroundgreece.com. 9 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  8. ^ "Dark Age Greece (1100-750 BC)". Gulfcoast.edu. 20 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  9. ^ "Amfora". Enchantedlearning.com. 5 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  10. ^ "Antik Yunan Heykelleri". Statue.com. 3 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  11. ^ "Antik Yunan Mimarisi". Ancientgreece.com. 9 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  12. ^ a b "Hellenistik Dönem". Wisegeek.com. 9 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  13. ^ "İlk Olimpiyat Oyunları". Thenagain.info. 15 Ağustos 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  14. ^ "M.Ö. 1000'ler ve Antik Yunanistan". metmuseum.org. 22 Ağustos 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  15. ^ a b "Roma Yunanistanı". Historyforkids.org. 10 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Temmuz 2009. 
  16. ^ Beye, Charles Rowan, "Ancient Greek Literature and Society", Garden City, N.Y. : Anchor Press, 1975. (Cf. p.1) ISBN 0-385-06443-8. 2nd ed., rev., Ithaca : Cornell University Press, 1987. ISBN 0-8014-1874-7. "We know very little about the period between the Greeks' arrival in their historic land and the beginnings of their recorded history in the eighth and seventh centuries B.C. They seem to have entered what is now called Greece toward the end of the third millennium, coming down out of the Balkan peninsula from present-day Arnavutluk ve Yugoslavya".
  17. ^ "Proto-Grek dönem tanımı". Allwords.com. 10 Ocak 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Temmuz 2009. 
  18. ^ "Agamemnon". Greek-gods.info. 30 Kasım 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Temmuz 2009. 
  19. ^ Population crises and cycles in history 5 Nisan 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. A review of the book Population Crises and Population cycles by Claire Russell and W.M.S. Russell.
  20. ^ "Diodorus - Biblioteca". Bmcr.brynmawr.edu. 19 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Temmuz 2009. 
  21. ^ "Akropol - Atina". Ancient Greece. 9 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Temmuz 2009. 
  22. ^ a b "Miken Uygarlığı ve Bronz çağı". Odysseyadventures.ca. 29 Eylül 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2009. 
  23. ^ "Okuryazarlığın kayboluşu". Varchive.org. 12 Mart 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2009. 
  24. ^ a b "Yeni Yunan alfabesi". Geocities.com. 28 Ekim 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2009. 
  25. ^ "Yunan şehir devletleri". Prenhall.com. 25 Haziran 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Temmuz 2009. 
  26. ^ a b c d e "Greek colonization 2.000 BC - 400 BC". let.leidenuniv.nl. 26 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ekim 2009. 
  27. ^ "Indo-European Chronology (IV period)". indoeuro.bizland.com. 2 Aralık 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ekim 2009. 
  28. ^ "Polis - City State". wsu.edu:8080. 4 Ocak 2011 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ekim 2009. 
  29. ^ "The Colonization of Greece and Factors to Solons Reform in 594 B.C." Bookrags. 27 Nisan 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ekim 2009. 
  30. ^ "The Economy of Ancient Greece". eh.net. 22 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ekim 2009. 
  31. ^ "Ancient Greece". Olympia-greece.com. 13 Ocak 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 28 Ekim 2009. 
  32. ^ W. Schieder, "Real slave prices and the relative cost of slave labor in the Greco-Roman world", Ancient Society, vol. 35, 2005.
  33. ^ M. Kutluğhan Savaş Ökte. Antik Çağda İktisadi Düşünce. Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, Bahar–2008 C.7 S. 24 (037–062). ISSN:1304–0278. Tam metin 7 Eylül 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  34. ^ a b Mora Savaşı 8 Temmuz 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. - Indiana Üniversitesi
  35. ^ Mora (Peloponnesia) Savaşı 4 Ocak 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. - Washington Üniversitesi
  36. ^ a b c d e f Ayşe F. Erol. Arkaik Dönem Atina'sında Kölelik Sistemi. GÜ, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 27, Sayı 1(2007) 249-260. Tam metin 16 Ağustos 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  37. ^ Slavery in Ancient Greece 1 Aralık 2008 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Britannica Student Encyclopædia.
  38. ^ "Ömer Çaha - Siyasi Düşüncelere Giriş (say. 11)". 2 Ekim 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ekim 2015. 
  39. ^ a b Estin, Colette (2002) [1987]. Yunan ve Roma Mitolojisi. Ankara: TÜBİTAK. ss. 12, 13, 54, 55. ISBN 978-975-403-260-4. 
  40. ^ Nick Fisher, Aeschines: Against Timarchos, "Introduction," p.26; Oxford University Press, 2001
  41. ^ Plato, Symposium, 182A
  42. ^ Xenophon, Constitution of the Lacedaemonians, 2.12-14
  43. ^ Bernard Sergent, Homosexuality and Greek Myth, passim
  44. ^ Xenophon, Symposium

Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]


Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Nedir? :Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? ile ilgili Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? burada bulabilirsiniz. Detaylar için sitemizi geziniz Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Ne Demektir? Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Açıklaması Nedir? Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Cevabı Nedir? Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Kelimesinin Anlamı? Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? konusu Nedir Ne, yaşantımızda sık kullanılan kelimelerden birisi olarak karşımıza çıkar. Hem sosyal medyada hem de gündelik yaşantıda kullanılan ne kelimesi, uzun yıllardan beri dilimizdedir. Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Türk Dil Kurumu na (TDK) göre farklı anlamları olan ne kelimesi, Türkçe de tek başına ya da çeşitli cümleler eşliğinde kullanılabilir. Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Ne kelimesi ne demek, TDK ya göre anlamı nedir sorularının cevabını arayanlar için bildiris.com doğru adres! Peki, ne kelimesi ne demek, TDK ye göre anlamı nedir? Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Ne kelimesinin kökeni ne, ne kelimesinin kaç anlamı var? Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? İşte TDK bilgileri ile merak edilenler
Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Açıklaması? :Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Açıklama Bir Terim Kavram Ya Da Başka Dilsel Olgunun Daha İyi Anlaşılması İçin Yapılan Ek Bilgidir.Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Söz Konusu Bilgi Açıklanacak Sözcükten Daha Uzun Olur Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Açıklama İle İlgili Durumun Kanıtı Şu Şekilde Doğrulanabilir Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Bir Sözlükteki Tanım İlgili Sözcük Yerine Kullanılabilirse, Bu Bir Açıklamadır. Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Yani Aynı Bağlam İçinde Hem Sözcük Hem De Tanım Kullanılırsa Ve Anlamsal Açıdan Bir Sorun Oluşturmuyorsa Bu Bir Açıklamadır.
Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Gerçek mi? :Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? ile ilgili Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? burada bulabilirsiniz. Detaylar için sitemizi geziniz Gerçek anlam Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? sözcüklerin birincil anlamı ile (varsa) bu anlamla doğrudan ilişkili olan anlamlarıdır. Gerçek anlam, temel anlam ile yan anlamların bileşkesidir. Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Bir sözcüğün mecaz olmayan tüm anlamlarını kapsar.
Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Hakkında? :Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? ile ilgili Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? burada bulabilirsiniz. Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Detaylar için sitemizi geziniz Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? Bu sayfada Hakkında nedir Hakkında ne demek Hakkında ile ilgili sözler cümleler bulmaca kısaca Hakkında anlamı tanımı açılımı Hakkında hakkında bilgiler Antik Yunan nedir?, Antik Yunan anlamı nedir?, Antik Yunan ne demektir? resimleri Hakkında sözleri yazıları kelimesinin sözlük anlamı nedir almanca ingilizce türkçe çevirisini bulabilirsiniz
Fransa 16 yaş altı millî futbol takımı, Doğrusal olmayan optik, Fox International Channels Türkiye, fox international channels türkiye, Wang Mang, Yeryüzündeki ilk yaşam, Sırp Demokratik Birliği, NGC 1196, İtalyan Rönesansı, Ali Hoşfikirer, Trophées UNFP du football, Epidermis (botanik), Fox (Türkiye), Tamron, Roma şehrindeki su kemerleri listesi, NGC 1195, Labrador, Matatyahu Makkabi, Falter im Wind, Aksaçlı, Bayburt, İsveç ve Norveç Birliği, NGC 1194, Avión, NGC 1193, İmrallı, Çivril, Kutsal Roma Cermen İmparatoru, Angelo Poliziano, 1987 Giro dItalia, Łukasz Cieślewicz, Açlık Oyunları evreni, NGC 1192, Netlik derinliği, Zebulun kabilesi, Kuklacılık, Hilton Worldwide, Kashō, NGC 1191, Petro Lassi, Refik Aras, Erciyes Üniversitesi, NGC 1190, Fotoğrafçılık, Cerrahpaşalı Halit, Ukrayna kadın millî voleybol takımı, Yashica, NGC 1189, Messier 50, You Can Dance, Fossilworks, Fazıl Mustafa Paşa, NGC 1188, Reuben kabilesi, Diyafram (optik), Like a Prayer (şarkı), NGC 1187, Suudiler, Balta, FDDI, Waking Life, NGC 1186, Fosil yakıt, İssakar kabilesi, NGC 1185, Katadioptrik, Tacikistan Komünist Partisi, Fosil primatlar listesi, NGC 1184, Walter Schwimmer, Kıvılcım Kemal Anadol, Sing (Annie Lennox şarkısı), Fosil, NGC 1183, Yerba mate, NGC 1182, Papağansılar listesi, Lowell Gözlemevi, Fosfor, Paris 2. bölge, NGC 1181, Forvik, Aşer kabilesi, Santrifüj pompa, NGC 1180, Azerbaycan Millî İlimler Akademisi Fizik Enstitüsü, Human Nature (Madonna şarkısı), Yaphet Kotto, i want you (marvin gaye şarkısı), I Want You (Marvin Gaye şarkısı), NGC 1179, Tianmen, Toltek, Hypatia, Forvet (futbol), Ahmet Aydın (Adıyamanlı), Amon ülkesi, NGC 1178, Krylya Sovetov Kuybyshev, Sıcaklık terselmesi, Formaldehit, Cathay Dragon,
Mustafa Ünveren Kimdir?, Tekstilci Nedir?, Fakirce Nedir?, Yuvalı İsminin Anlamı Nedir?, Şişe İsminin Anlamı Nedir?, Barbaros Hayrettin Mahiroğulları Kimdir?, Hilal ve yıldız içeren bayrakların listesi Anlamı Nedir, Hilal ve yıldız içeren bayrakların listesi Nasıl Oluştu, Hilal ve yıldız içeren bayrakların listesi Tarihi, Hilal ve yıldız içeren bayrakların listesi Renkleri, Hilal ve yıldız içeren bayrakların listesi Tasarımı, Yuvaksı İsminin Anlamı Nedir?, Şiş İsminin Anlamı Nedir?, Şehnaz Güvendik Arık Kimdir?, Yusyuvarlak İsminin Anlamı Nedir?, Şistli İsminin Anlamı Nedir?, Mehmet Timurtaş Kimdir?, Yusyumru İsminin Anlamı Nedir?, Şirret İsminin Anlamı Nedir?, Müştehi İsminin Anlamı Nedir?, Failimuhtar Nedir?, Ali Uçak Kimdir?, Eriş Cesur Kimdir?, Yurtsuz İsminin Anlamı Nedir?, Şirin İsminin Anlamı Nedir?, Müştak İsminin Anlamı Nedir?, Failimeçhul Nedir?, Yurtsever İsminin Anlamı Nedir?, Şireli İsminin Anlamı Nedir?, Müşrik İsminin Anlamı Nedir?, Tekli Nedir?, Yurtsal İsminin Anlamı Nedir?, Şipşirin İsminin Anlamı Nedir?, Müşkülpesent İsminin Anlamı Nedir?, Şadi Özdemir Kimdir?, Yurt İçi İsminin Anlamı Nedir?, Müşkülâtlı İsminin Anlamı Nedir?, Ali Akgün Kimdir?, Tekidi Nedir?, Yurt Dışı İsminin Anlamı Nedir?, Şinas İsminin Anlamı Nedir?, Müşkül İsminin Anlamı Nedir?, Endülüs bayrağı Anlamı Nedir, Endülüs bayrağı Nasıl Oluştu, Endülüs bayrağı Tarihi, Endülüs bayrağı Renkleri, Endülüs bayrağı Tasarımı, Uğur Sevim Kimdir?, Tekgövde Nedir?, Yüksel Taşkın Kimdir?, Yundusuz İsminin Anlamı Nedir?, Şimşekli İsminin Anlamı Nedir?, Müşfik İsminin Anlamı Nedir?, Tekerli Nedir?, Yunanca İsminin Anlamı Nedir?, Şimdiki İsminin Anlamı Nedir?, Müşevvik İsminin Anlamı Nedir?, Fahametli Nedir?, Muhsin Yiğit Kimdir?, İsmet Koçak Kimdir?, Yunan İsminin Anlamı Nedir?, Şimali İsminin Anlamı Nedir?, Müşevveş İsminin Anlamı Nedir?, Çingene bayrağı Anlamı Nedir, Çingene bayrağı Nasıl Oluştu, Çingene bayrağı Tarihi, Çingene bayrağı Renkleri, Çingene bayrağı Tasarımı, Yaren Karaca Kimdir?, Yumuşakça İsminin Anlamı Nedir?, Şilili İsminin Anlamı Nedir?, Müşerref İsminin Anlamı Nedir?, Façetasız Nedir?, Façetalı Nedir?, Selma Çicek Kimdir?, Yumuşak Başlı İsminin Anlamı Nedir?, Şile Bezi İsminin Anlamı Nedir?, Müşekkel İsminin Anlamı Nedir?, Berfin Polat Kimdir?, Tekdilli Nedir?, Façalı Nedir?, Yumuşak Ağızlı İsminin Anlamı Nedir?, Şikeste İsminin Anlamı Nedir?, Müşarünileyh İsminin Anlamı Nedir?, Fisun Mehlika Toca Kimdir?, Fâcire Nedir?, Neşe Kıyık Kimdir?, Yumuşak İsminin Anlamı Nedir?, Şikesiz İsminin Anlamı Nedir?, Müşahhas İsminin Anlamı Nedir?, Benelüks bayrağı Anlamı Nedir, Benelüks bayrağı Nasıl Oluştu, Benelüks bayrağı Tarihi, Benelüks bayrağı Renkleri, Benelüks bayrağı Tasarımı, Mesut Samanlı Kimdir?, Yumuşacık İsminin Anlamı Nedir?, Şikemperver İsminin Anlamı Nedir?, Müşabih İsminin Anlamı Nedir?, Servet Güzel Kimdir?, Yumurtamsı İsminin Anlamı Nedir?, Şikeli İsminin Anlamı Nedir?, Müsveddelik İsminin Anlamı Nedir?, Tek Tanrılı Nedir?, Ömer Ekici Kimdir?, Ender Unutan Ersözlü Kimdir?, Yumulu İsminin Anlamı Nedir?, Şikâyetçi İsminin Anlamı Nedir?, Müstevli İsminin Anlamı Nedir?, Tek Seçici Nedir?, Eziyetsiz Nedir?, Yumuk Gözlü İsminin Anlamı Nedir?, Şikâf İsminin Anlamı Nedir?, Müstevi İsminin Anlamı Nedir?, Yrd Doç Dr Arif Alkan Kimdir? Yrd Doç Dr Arif Alkan Nereli Yrd Doç Dr Arif Alkan Kaç Yaşında?, Yumuk İsminin Anlamı Nedir?,